DramGerilim

Heldin

  • Kategori: Dram, Gerilim
  • Yayın Tarihi: 20 Şubat 2026
  • Oyuncular: Leonie Benesch, Sonja Riesen, Selma Adin, Jasmin Mattei
  • Dil: Almanca (İsviçre Almancası)
  • Film Süresi: 1 Saat 31 Dakika
  • Yönetmen: Petra Biondina Volpe

Heldin: Beyaz Önlüklerin Ardındaki Sessiz Çığlık ve Bir Hemşirenin Kabusu

Hastaneler… İçeri girdiğinizde o keskin dezenfektan kokusu burnunuza çarpar, floresan ışıklar gözünüzü alır ve herkesin acelesi vardır. Biz hastalar olarak genelde “Acaba doktor bana ne zaman bakacak?” diye düşünürken, o koridorlarda koşturan hemşirelerin kafasında “Acaba bugün tuvalete gidebilecek miyim?” sorusunun döndüğünü pek aklımıza getirmeyiz. İşte Heldin (Türkçesiyle “Kahraman”), tam da bu noktaya parmak basıyor. Ama öyle “Ah canım kıyamam, ne çok çalışıyorlar” tadında yumuşak bir dram değil; sizi koltuğunuza çivileyecek, tansiyonu hiç düşmeyen bir gerilim bu.

Yönetmen Petra Biondina Volpe, İsviçre’nin o düzenli, saat gibi işleyen imajının altını kazıyor ve sağlık sisteminin çarkları arasında sıkışan bir kadının hikayesini anlatıyor. Başrolde ise, gerginlik denince akla gelen ilk isimlerden biri olmaya aday, yetenek abidesi Leonie Benesch var.

Konusu: Bir Hata, Bin Pişmanlık ve Zamana Karşı Yarış

Hikayemizin merkezinde Floria Lind (Leonie Benesch) var. Floria, işine aşık, hastalarına karşı melek gibi, damar yolu açarken “sinek ısırığı kadar acıyacak” yalanını en inandırıcı şekilde söyleyen o mükemmel hemşirelerden. Cerrahi bölümde çalışıyor ve dışarıdan bakıldığında tam bir profesyonellik abidesi. Ancak bilirsiniz, mükemmel görünen her şeyin altında genelde patlamaya hazır bir bomba yatar.

O gün Floria için sıradan bir nöbet gibi başlar. Tabii “sıradan” derken; personel eksikliği yüzünden iki kişilik işi tek başına yaptığı, telefonların susmadığı, hastaların sürekli bir şeyler istediği o kaostan bahsediyoruz. Floria bir yandan ciddi hasta bir anneye şefkat göstermeye çalışırken, diğer yandan kaprisli yaşlı bir hastanın bitmek bilmez isteklerine (muhtemelen “yastığım yumuşak değil” ya da “çorbam soğuk” gibi) yetişmeye çalışır.

Ve sonra… O an gelir. Yorgunluk, stres ve dikkatsizlik birleşir ve Floria ölümcül bir hata yapar. İşte film bu noktadan sonra bir hastane dramasından çıkıp, Hitchcock filmlerini aratmayan bir gerilime dönüşüyor. Floria, hatasını örtbas mı edecek yoksa dürüstçe itiraf mı edecek? Bu hata bir hastanın hayatına mı mal olacak? Vardiya kontrolden çıkarken, Floria’nın vicdanı ve kariyeri arasında sıkışıp kalışını, adeta nefesimizi tutarak izliyoruz.

Oyuncular ve Karakter Analizi: Leonie Benesch’in Gözlerindeki Korku

Bu film bir “tek kişilik dev kadro” gösterisi desek yeridir, ancak yan roller de hikayenin harcını oluşturuyor.

Floria Lind (Leonie Benesch)

Leonie Benesch, The Crown ve Babylon Berlin gibi yapımlardan tanıdığımız, ancak The Teachers’ Lounge ile “stresten titreyen kadın” rolünü zirveye taşıyan bir oyuncu. Heldin filminde de Floria karakteriyle yine döktürüyor. Floria’nın o profesyonel maskesinin yavaş yavaş düşüşünü, gözlerindeki paniğin büyümesini ve o steril ortamda nasıl terlediğini izlerken, siz de ekran başında terleyeceksiniz. Leonie, karakterin iç dünyasındaki çöküşü repliklere gerek kalmadan sadece bakışlarıyla anlatabiliyor.

Bea Schmid (Sonja Riesen) ve Amelie Afshar (Selma Adin)

Yan karakterler, sistemin diğer kurbanlarını temsil ediyor. Biri belki umursamaz, diğeri tecrübesiz… Onların varlığı veya yokluğu (özellikle personel eksikliği vurgusu), Floria’nın üzerindeki baskıyı artıran en büyük etken. Oyuncular, hastane hiyerarşisinin o görünmez duvarlarını başarıyla yansıtıyor.

Yönetmen Petra Biondina Volpe: İsviçre’nin Sosyal Vicdanı

Yönetmen Petra Biondina Volpe’yi, kadınların seçme ve seçilme hakkı mücadelesini anlatan harika filmi The Divine Order (Die göttliche Ordnung) ile tanıyoruz. Volpe, sosyal meseleleri alıp, kuru bir belgesel tadında değil, insanı içine çeken, duygusal ve gerilimli hikayeler olarak anlatmayı çok iyi biliyor.

Heldin filminde de kamerasını bu sefer sağlık sistemindeki “bakım krizi”ne (Pflegenotstand) çeviriyor. Ancak bunu yaparken parmağını sallayıp “sistem çok kötü” demiyor; bunun yerine “Bakın, bu sistemin içinde iyi bir insan nasıl canavara dönüşebilir veya nasıl ezilir?” sorusunu soruyor. Yönetmen, klostrofobik hastane koridorlarını, dar açıları ve boğucu atmosferi kullanarak izleyiciyi de o nöbetin bir parçası yapıyor. Filmi izlerken “Biri şu kadına bir bardak su versin!” diye bağırmak isteyebilirsiniz.

Heldin Film Eleştirisi: Kahraman mı, Kurban mı?

Gelelim filmin artısına eksisine…

Artıları:

  1. Gerçekçilik: Film, hastane dizilerindeki (bkz: Grey’s Anatomy) o “herkes birbiriyle aşk yaşıyor” havasından çok uzak. Burada gerçek acı, gerçek yorgunluk ve gerçek bürokrasi var.

  2. Tansiyon: 91 dakika boyunca tempo neredeyse hiç düşmüyor. Bir hatanın nasıl çığ gibi büyüyebileceğini görmek korkutucu.

  3. Oyunculuk: Leonie Benesch, ödül sezonunda adından sıkça söz ettirecek bir performans sergiliyor.

Eksileri:

  1. Stres Seviyesi: Eğer hastane fobiniz varsa veya zaten stresli bir işiniz varsa, bu film size iyi gelmeyebilir. İzlerken gevşemek yerine daha çok gerilebilirsiniz.

  2. Kısa Süre: 1 saat 31 dakika, hikayenin temposu için harika olsa da, bazı yan karakterlerin derinleşmesine pek fırsat tanımıyor.

Espirili Bir Not: Filmi izledikten sonra hastaneye gittiğinizde, hemşirenize “Nasılsın?” diye sormadan edemeyeceksiniz. Hatta belki yanınızda bir kutu çikolata götürmek isteyebilirsiniz. Çünkü filmden sonra anlayacaksınız ki, o beyaz önlüğün altında, tuvalete gitmeyi 6 saattir erteleyen ve kafeinle çalışan bir kahraman yatıyor. “Heldin” (Kahraman) ismi aslında ironik; toplum onlara “kahraman” diyip alkışlıyor ama sistem onları “kurban” ediyor.

Unutulmaz Olası Replikler

(Fragman ve senaryo örgüsünden çıkarılan, filmin ruhunu yansıtan diyaloglar)

Floria: “Bana kahraman demeyin. Kahramanlar uçabilir. Ben sadece düşmemeye çalışıyorum.”

Başhemşire: “Hata yapma lüksümüz yok Floria. Bizim hatalarımızı silgiyle silemezsin, ancak otopsi raporuna yazarlar.”

Bir Hasta: “Sadece bir bardak su istedim!” Floria (İçinden): “Ben de sadece 5 dakika oturmak istedim ama hayat…”

Floria: “Burada her şey kontrol altında. (Gözü seğirirken)”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu