
- Kategori: Bilim Kurgu, Korku, Komedi
- Yayın Tarihi: 1 Mayıs 2026 (Türkiye Vizyon)
- Oyuncular: Brandon Routh, Mena Suvari, Malina Pauli Weissman
- Dil: İngilizce (Türkçe Dublaj ve Altyazı Seçeneğiyle)
- Film Süresi: 1 Saat 27 Dakika
- Yönetmen: Joseph Kahn
Ick: Kasabayı Yutan Yapışkan Umursamazlık
Sinema tarihi dünyayı istila eden uzaylılarla doludur. Kimi lazer atar, kimi insanların içine girer, kimi de sadece ışıkları kapatıp “möö” der. Ancak Ick, tehdidi çok daha sinsi ve aslında çok daha tanıdık bir yerden alıyor: “Aman canım, bir şey olmaz” zihniyeti.
Yönetmen Joseph Kahn, Torque ve Detention gibi filmlerden (ve Taylor Swift’in en havalı kliplerinden) tanıdığımız o hiper-aktif, renkli ve agresif görsel dilini bu sefer bir yaratık filmine (Creature Feature) taşıyor. Film, 2024 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde (TIFF) prömiyerini yaptığında eleştirmenlerden “iğrenç derecede eğlenceli” yorumları almıştı. Şimdi ise 2026’da Türkiye izleyicisiyle buluşarak, bizlere “Acaba mutfaktaki o leke de dünyayı ele geçirebilir mi?” sorusunu sorduracak.
Konusu: Lise Koridorlarında Bir “Vıcık” Vakası
Filmin hikayesi, Eastbrook adında tipik, sıkıcı ve herkesin birbirini tanıdığı bir Amerikan kasabasında geçiyor. Başrolümüzde Hank (Brandon Routh) var. Hank, bir zamanlar lisenin yıldız futbolcusuyken sakatlık geçirmiş, hayalleri suya düşmüş ve dönüp dolaşıp mezun olduğu lisede Fen Bilgisi öğretmeni olmuş bir adam. Yani hayatı, “Ben aslında daha iyilerine layıktım” cümlesinin vücut bulmuş hali.
Kasabada yıllardır var olan, sağda solda görülen garip, siyah, yapışkan bir madde vardır. İnsanlar buna “Ick” (İğrenç Şey / Zıkkım) derler ama kimse pek de umursamaz. “Ha küresel ısınma, ha köşedeki yapışkan uzaylı, ne fark eder?” modundadırlar. Ancak bu madde evrimleşmeye, büyümeye ve agresifleşmeye başladığında işler değişir.
Hank’in hayatı, lise aşkı Staci‘nin (Mena Suvari) kasabaya geri dönmesiyle karışır. Yetmezmiş gibi, Staci’nin kızı Grace‘in (Malina Weissman) kendi kızı olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Hank tam “Baba mı oldum?” krizleri geçirirken, kasabadaki o zararsız sanılan yapışkan madde, insanları yutan, parçalayan ve okulu bir savaş alanına çeviren ölümcül bir organizmaya dönüşür. Hank, öğrencilerini (ve olası kızını) kurtarmak için eline geçen her şeyi (beyzbol sopası, laboratuvar tüpü, belki de pergel?) silah olarak kullanmak zorundadır.
Oyuncular ve Karakter Analizi: Nostalji Rüzgarı
Film, kast seçimiyle 2000’lerin başına bir aşk mektubu gönderiyor.
Brandon Routh (Hank)
Bir zamanların Superman Returns yıldızı, Legends of Tomorrow‘un Atom’u Brandon Routh, bu filmde “Kaybeden Kahraman” rolünde parlıyor. Routh’un komedi zamanlaması, özellikle Scott Pilgrim filmindeki rolünden beri bilinen bir gerçek. Burada, isteksiz bir kahramanı, hafif bezgin ama korumacı bir tavırla canlandırıyor. Onun o “temiz yüzlü Amerikan çocuğu” imajının üzerine sıçrayan uzaylı kanları, filme ayrı bir ironi katıyor.
Mena Suvari (Staci)
American Beauty ve American Pie filmlerinin ikonik yüzü Mena Suvari, Hank’in “kaçan balığı” Staci rolünde. Suvari, sadece bir aşk objesi değil, aynı zamanda eline silahı alıp “Çekilin yoldan!” diyebilen güçlü bir anne figürü çiziyor. Routh ile aralarındaki kimya, filmin duygusal (ve komik) omurgasını oluşturuyor.
Malina Pauli Weissman (Grace)
A Series of Unfortunate Events dizisinden tanıdığımız genç yetenek Malina Weissman, filmin “Z Kuşağı” temsilcisi. Grace, yetişkinlerin umursamazlığına karşı sesini çıkaran, zeki ve babasını (veya baba adayını) sorgulayan bir karakter. Hank ile olan kuşak çatışması diyalogları, aksiyonun ortasında nefes aldıran anlar yaratıyor.
Harrison Cone (Dylan)
Grace’in arkadaşı veya hoşlandığı çocuk rolünde karşımıza çıkan Harrison Cone, tipik gençlik korku filmlerindeki “başına her an bir şey gelebilir” enerjisine sahip karakteri canlandırıyor.
Yönetmen Joseph Kahn’ın “İğrenç” Vizyonu
Joseph Kahn, sıradan bir yönetmen değildir. O, görselliği hikayenin önüne koymaktan çekinmeyen, kurguyla izleyicinin beynini yakan bir stilisttir. “Ick” filminde Kahn, 1950’lerin The Blob (Damla) filmiyle 1980’lerin The Thing (Şey) filmini alıp, içine bolca Shaun of the Dead mizahı ve MTV estetiği eklemiş gibi görünüyor.
Kahn’ın vizyonunda “Ick”, sadece bir canavar değil, bir metafor. Bu yapışkan madde; toplumun görmezden geldiği sorunları (iklim krizi, ekonomik çöküş, pandemi sonrası travmalar) temsil ediyor. İnsanlar “Aman canım, o orada duruyor işte, bize dokunmuyor” dedikçe sorun büyüyor ve sonunda onları yutuyor. Yönetmen bu ağır alt metni, o kadar renkli ve eğlenceli bir şekilde sunuyor ki, izlerken ders aldığınızı değil, lunaparkta olduğunuzu hissediyorsunuz.
Kategori ve Türü: Korku-Komedi’nin Altın Çağına Dönüş
“Ick”, modern sinemanın “Elevated Horror” (Yükseltilmiş Korku – Midsommar, Hereditary gibi) akımına inat, “B-Movie” ruhunu kucaklayan bir yapım.
-
Bilim Kurgu: Uzaydan gelen (veya kökeni belirsiz) biyolojik bir tehdit.
-
Korku: Vücut bütünlüğünü bozan sahneler (Body Horror) ve klostrofobik okul koridorları.
-
Komedi: Durum komedisi, absürt ölümler ve karakterlerin tepkileri.
Ick Film Eleştirisi ve Beklentiler
Film henüz vizyona girmeden (festivaller hariç) hakkında konuşmak zordur ama fragmanlar ve festival yorumları bize şunları fısıldıyor:
Artıları:
-
Pratik Efektler: Günümüzde her şeyin CGI (Bilgisayar Efekti) olduğu bir dönemde, Joseph Kahn sette gerçekten yapışkan, vıcık vıcık maddeler kullanmış. Oyuncuların üzerine gerçekten bir şeyler fırlatılması, tepkileri daha doğal kılıyor.
-
Sosyal Hiciv: Filmin, “sorunları görmezden gelme kültürü” üzerine yaptığı eleştiri, onu boş bir canavar filminden ayırıyor.
-
Süre: 1 saat 27 dakika! Günümüzün 3 saatlik filmlerine inat, tadında bırakılan, sarkmayan bir tempo.
Olası Riskler:
-
Mide Hassasiyeti: Adı üzerinde “Ick” (İğrenç). Eğer yemek yerken izleyecekseniz, mısırınızın üzerine garip bir sıvı sıçramamasına dikkat edin. Gore (kan ve vahşet) dozu biraz yüksek olabilir.
-
Tarz Meselesi: Joseph Kahn’ın hızlı kurgusu ve stilize anlatımı, klasik korku severlere biraz “video klip gibi” gelebilir ve yorucu olabilir.
Espirili Bir Yorum: Filmi izledikten sonra, evinizin köşesinde birikmiş toz yumaklarına veya buzdolabında unuttuğunuz o üç haftalık yemek kabına çok farklı bir gözle bakacaksınız. “Acaba bu yoğurt bana saldırır mı?” diye düşünürseniz, yalnız değilsiniz. Ayrıca Brandon Routh’u Süpermen kostümü olmadan, elinde yangın tüpüyle bir pelteye saldırırken görmek, kariyer planlaması üzerine düşündürücü (ve çok eğlenceli) bir deneyim olacak.
Unutulmaz Olası Replikler
(Fragman ve karakter dinamiklerinden esinlenilmiştir)
Hank: “Bakın çocuklar, bu sadece biraz yosun. Tamam, insan yiyen, hareket eden ve dişleri olan bir yosun ama… panik yapacak bir şey yok!”
Staci: “Hank, lisedeyken de sorunlardan kaçardın, şimdi de kaçıyorsun. Ama bu sefer sorun bizi kovalıyor!”
Grace: “Gerçekten babam sen misin? Çünkü biyolojik olarak bu kadar ‘cool’ olmayan bir gen havuzundan gelmiş olamam.”
Bir Öğrenci: “Hocam, bu şey ödevimi yedi diyebilir miyim? Çünkü kelimenin tam anlamıyla yedi!”
Hank: “Bilim her zaman bir cevap bulur. Ama bazen o cevap ‘Kaçın!’ olur.”



