Aldığımız Nefes

| Kategori: | Dram, |
| Yayın Tarihi: | 19 Kasım 2025 (Türkiye Festival Gösterimi) |
| Oyuncular: | Defne Zeynep Enci (Esma), Hakan Karsak, Sacide Taşaner, Rüzgar Usta, Aras Kavak, Deniz Kavak |
| Dil: | Türkçe |
| Film Süresi: | 1 saat 35 dakika (95 dakika) |
| Yönetmen: | Şeyhmus Altun |
Aldığımız Nefes (As We Breathe): Anadolu’da Kimyasal Yangının Gölgesinde Kalan Çocukluk
Türkiye ve Danimarka ortak yapımı olan Aldığımız Nefes (Uluslararası adı: As We Breathe), yönetmen Şeyhmus Altun‘un T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle tamamladığı ve kimlik, yerinden edilme, görünmeyen toplumsal şiddet temalarına odaklanan ilk uzun metrajlı filmidir. 19 Kasım 2025’te festival kapsamında izleyiciyle buluşacak olan bu film, Anadolu’nun ücra bir kasabasında, çevresel bir felaketin ortasında bir ailenin ve özellikle on bir yaşındaki bir kız çocuğunun hayatta kalma mücadelesini dramatik ve dokunaklı bir dille aktarmaktadır.
Başrolünde genç yetenek Defne Zeynep Enci‘nin yer aldığı Aldığımız Nefes, sadece bir felaket hikayesi değil, aynı zamanda masumiyet ile yetişkinlik arasındaki çizginin acımasızca bulanıklaştığı bir büyüme hikayesidir. Yönetmen Altun’un samimi hikaye anlatıcılığı, izleyiciyi duman ve belirsizlikle örülü bir dünyanın içine çekerken, özellikle marjinalize edilmiş bakış açılarından insan deneyimini aydınlatma misyonunu sürdürmektedir. Film, çevresel felaketin ailenin kırılgan geçim kaynaklarını ve ruh sağlıklarını nasıl altüst ettiğini derinlemesine inceler.
Konu ve Temalar: Esma’nın Omuzlarındaki Aile Yükü
Aldığımız Nefes, ücra bir kasabayı etkisi altına alan amansız bir kimya fabrikası yangınının, küçük bir kız çocuğunun masumiyetini nasıl çaldığını ve bir aileyi hayatta kalma sınırına ittiğini anlatır.
Kimyasal Yangın ve Gölge Altındaki Yaşam
-
Ücra Kasaba ve Felaket: Filmin geçtiği yer, Anadolu’nun ücra bir kasabasıdır. Bu coğrafi konum, merkezin ilgisizliğini, kısıtlı imkanları ve çevresel felaketlerin etkisinin daha ağır hissedildiğini vurgular. Hikaye, kasabayı saran amansız bir kimya fabrikası yangınıyla başlar. Bu yangın, sadece bir bina felaketi değil, aynı zamanda uzun vadeli sağlık sorunlarına ve toplumsal değişime yol açacak çevresel bir felakettir.
-
Esma’nın Ailesi: Yangın, on bir yaşındaki Esma (Defne Zeynep Enci)‘nın ve ailesinin yaşamını gölgeler. Esma, babası, büyükannesi ve üç erkek kardeşiyle birlikte yaşamaktadır. Bu kalabalık ve çekirdek olmayan aile yapısı, felaketin getirdiği zorlukları daha da karmaşık hale getirir.
-
Kırılgan Geçim Kaynaklarının Altüst Oluşu: Yangın felaketi, ailenin zaten kırılgan olan geçim kaynaklarını altüst eder. Fabrikanın kapanması, çevrenin kirlenmesi veya babanın işini kaybetmesi gibi nedenlerle, ailenin ekonomik durumu sarsılır. Bu durum, hastalık, kayıp ve hayatta kalmanın getirdiği baskıları bir arada yaşamalarına neden olur.
Çocukluğun Sınırlarını Aşan Sorumluluklar
Filmin en dokunaklı teması, Esma’nın masumiyet ile yetişkinlik arasındaki çizginin bulanıklaştığı bir dünyada omuzlamak zorunda kaldığı sorumluluklardır.
-
“Duman ve Belirsizlikle Örülü Dünya”: Esma’nın dünyası, fabrikadan yayılan duman ve geleceğin belirsizliğiyle örülüdür. Bu duman, sadece çevresel bir kirlilik değil, aynı zamanda ailenin geleceğinin üzerindeki kasvetli bir metafor olarak da işlev görür.
-
Yetişkin Sorumlulukları: On bir yaşındaki Esma, yaşıtlarının taşıması gerekmeyen sorumluluklarla yüzleşmek zorunda kalır. Babasının felaket sonrası yaşadığı çöküş, büyükannesinin hastalığı veya kardeşlerinin bakımı gibi görevler, Esma’yı erken yaşta ailenin duygusal ve pratik destekçisi haline getirir. Esma’nın parlak ve çalışkan bir öğrenci olması, onun potansiyelini bu ağır yük altında kaybetme tehlikesini de beraberinde getirir.
-
Görünmeyen Şiddet Biçimleri: Yönetmen Şeyhmus Altun’un vurguladığı gibi, film “görünmeyen toplumsal ve duygusal şiddet biçimlerini” merkeze alır. Esma’nın sessiz fedakarlıkları, yaşadığı erken yetişkinlik ve duygusal yük, görünmeyen şiddetin en acımasız biçimleridir. Ailenin yaşadığı kayıp ve hastalık da bu şiddetin sonuçlarıdır.
Yönetmenlik Stili ve Türk Sineması Bağlamı
Aldığımız Nefes, Türkiye sinemasının sosyal gerçekçilik, minimalizm ve güçlü kadın/çocuk portreleri geleneğini sürdürmektedir.
Şeyhmus Altun’un Samimi Hikayeciliği
-
Marjinalize Edilmiş Perspektif: Şeyhmus Altun, filmlerinde “marjinalize edilmiş bakış açılarını ve insan deneyimini” odak alan samimi hikayeler anlatmayı amaçlamaktadır. Bu filmde de çocuk karakter Esma’nın gözünden felaketin ve yoksulluğun etkilerini gözler önüne sererek, bu türdeki hikayelere derin bir empati katmaktadır.
-
Görüntü Yönetmenliği ve Atmosfer: Cevahir Şahin‘in görüntü yönetmenliği ve Sevi Sevgi‘nin sanat yönetmenliği ile film, Anadolu’nun o ücra kasabasının kasvetli ve puslu atmosferini başarıyla yansıtacaktır. Duman ve belirsizlik gibi görsel temaların kullanılması, filmin psikolojik etkisini güçlendirecektir.
Oyuncu Kadrosu ve Genç Yetenek
-
Defne Zeynep Enci: On bir yaşındaki Esma’yı canlandıran Defne Zeynep Enci’nin performansı, filmin duygusal ağırlığını ve inandırıcılığını taşıyacaktır. Genç bir oyuncunun bu kadar karmaşık bir rolü üstlenmesi, filmin başarısı için kritik öneme sahiptir.
-
Destekleyici Oyuncular: Hakan Karsak ve Sacide Taşaner gibi tecrübeli oyuncuların varlığı, ailenin diğer üyelerinin çaresizliğini ve travmasını gerçeğe yakın bir şekilde aktararak Esma’nın yükünü daha görünür kılacaktır.
Eleştirel ve Toplumsal Beklentiler
Aldığımız Nefes, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle çekilmiş olması ve Türkiye-Danimarka ortak yapımı olması nedeniyle, hem ulusal hem de uluslararası festival çevrelerinden ilgi görmeyi hedeflemektedir.
-
Sosyal Gerçekçilik: Film, çevresel felaketlerin toplumsal ve ekonomik etkilerini dürüstçe ele alarak, Türkiye’deki sosyal gerçekçi sinema geleneğine güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
-
Çocuk Gözünden Felaket: Hikayenin bir çocuğun bakış açısıyla anlatılması, kayıp, hastalık ve zorlukların ne kadar evrensel ve acı verici olduğunu vurgulayarak, izleyiciyle güçlü bir duygusal bağ kuracaktır.
Aldığımız Nefes, bir çocuğun omuzlarına yüklenen hayatın ağırlığını, çevresel yıkımın bireysel ve ailesel sonuçlarını ve insan ruhunun zorluklar karşısındaki kırılgan direncini inceleyen, içten ve etkileyici bir dram filmidir.



