
- Kategori: Dram, Gerilim, Romantik
- Yayın Tarihi: 8 Mayıs 2026 (Türkiye Vizyon)
- Oyuncular: Jessica Chastain, Isaac Hernández, Rupert Friend
- Dil: İngilizce, İspanyolca (Altyazı ve Dublaj Seçeneğiyle)
- Film Süresi: 1 Saat 38 Dakika
- Yönetmen: Michel Franco
İlişki (Dreams): Parmak Ucunda Yükselen Bir Amerikan Kâbusu
Meksikalı yönetmen Michel Franco’yu tanıyorsanız (New Order veya Sundown‘ı hatırlayın), onun filmlerinde “mutlu son” aramanın, çölde kutup ayısı aramaktan farksız olduğunu bilirsiniz. Franco, kamerayı bir güvenlik kamerası soğukluğunda kurar ve karakterlerinin yavaş yavaş çöküşünü izletir. “İlişki” filminde de durum farklı değil. Ancak bu sefer işin içine sanat, estetik ve “yasak aşk” giriyor.
Film, sadece bir göçmen hikayesi değil; aynı zamanda bedenin, tutkunun ve hırsın sınırlarını zorlayan bir psikolojik gerilim. A90 Pictures dağıtımıyla ülkemize gelen film, fragmanlarından anlaşıldığı üzere San Francisco’nun puslu havasını, karakterlerin iç dünyasındaki bulanıklıkla eşleştiriyor.
Konusu: Sınırı Geçmek mi Zor, Sahnede Kalmak mı?
Hikayemizin merkezinde, yeteneği sınırları aşan ama imkanları Meksika sınırına takılan genç ve hırslı balet Fernando (Isaac Hernández) var. Fernando, sadece dans etmek istemiyor; o, dansın zirvesine, San Francisco’nun prestijli sahnelerine çıkmak istiyor. Bavulunda taytları ve umutlarıyla sınırı geçen bu genç adam, “Amerikan Rüyası”nın o kadar da parlak olmadığını, hatta bazen bir karabasana dönüştüğünü kısa sürede anlıyor.
San Francisco’ya vardığında, sanat dünyasının elit ve acımasız çarkları arasında ezilmeye başlayan Fernando’nun yolu, zengin, gizemli ve sanat hamisi (belki de sadece “hami”) olan Jennifer (Jessica Chastain) ile kesişir. Başta “sanatsever bir kadının genç bir yeteneğe desteği” gibi görünen bu ilişki, kısa sürede tutkulu ama toksik bir aşk sarmalına dönüşür.
Jennifer’ın, Fernando’nun yeteneğine mi yoksa gençliğine mi aşık olduğu belirsizleşirken; Fernando da hayalleri uğruna neleri feda edebileceğini sorgulamaya başlar. Aşkın gücü, hırsın keskinliğiyle çarpışır. Film, “Başarmak için kiminle dans ettiğin önemlidir” sözünü, hem mecazi hem de gerçek anlamıyla yüzümüze çarpıyor. Franco, bu ilişkinin röntgenini çekerken, izleyiciyi de o gerginliğin bir parçası yapıyor.
Oyuncular ve Karakter Dinamikleri: Gerçek Bir Balet ve Bir Bukalemun
Kast seçimi, filmin en güçlü yönü. Michel Franco, “mış gibi yapan” bir oyuncu yerine, gerçekten dans edebilen birini seçerek riski minimize etmiş.
Isaac Hernández (Fernando)
Gerçek hayatta İngiliz Ulusal Balesi’nin baş dansçılarından biri olan Meksikalı yıldız Isaac Hernández, Fernando rolünde devleşiyor. Dans sahnelerindeki o teknik mükemmellik CGI değil, alın teri. Ancak Hernández, sadece dansıyla değil, oyunculuğuyla da şaşırtıyor. Karakterin o naif ama hırslı bakışlarını, çaresizliğini ve öfkesini perdeye çok iyi yansıtıyor.
Jessica Chastain (Jennifer)
Jessica Chastain için ne desek az. Memory filminde de Franco ile çalışan oyuncu, yönetmenin o minimalist ve zorlayıcı tarzını sevmişe benziyor. Jennifer karakteri, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayata sahip gibi görünen ama içinde büyük boşluklar taşıyan bir kadın. Chastain, bu rolüyle yine Oscar’a göz kırpabilir. Fernando ile aralarındaki kimya, hem çekici hem de rahatsız edici. Tam da Franco’nun istediği gibi.
Rupert Friend (Jake McCarthy)
Jennifer’ın hayatındaki “diğer adam” veya belki de otorite figürü olarak karşımıza çıkan Rupert Friend, hikayenin gerilim dozunu artıran isim. Onun varlığı, Fernando ve Jennifer arasındaki dengeleri sürekli bozuyor.
Yönetmen Michel Franco’nun Vizyonu
Michel Franco sineması, “tahammül testi” gibidir. Müzik kullanmaz (genellikle), kurguyla oynamaz, kamerayı sabitler ve “Bakın, hayat ne kadar acımasız” der.
“İlişki” filminde Franco, bale dünyasının o süslü, tüllü tarafını değil; kanayan ayak parmaklarını, sakatlık korkusunu ve sahne arkasındaki iktidar savaşlarını gösteriyor. San Francisco’yu güneşli bir California şehri gibi değil, soğuk ve yabancılaştırıcı bir beton yığını olarak resmediyor. Yönetmenin amacı, izleyiciye bir aşk hikayesi anlatmak değil, aşkın ve hırsın insanı nasıl dönüştürdüğünü analiz etmek.
Kategori ve Türü: Bu Bir “La La Land” Değil!
Eğer romantik bir müzikal bekliyorsanız, yanlış salondasınız.
-
Dram: Karakterlerin içsel çatışmaları çok derin.
-
Gerilim: Filmde bir seri katil yok ama “Her an kötü bir şey olacak” hissi (Suspense) hiç bitmiyor.
-
Sosyal Gerçekçilik: Göçmenlik sorunu ve sınıf farkı, filmin ana damarlarından biri.
İlişki (Dreams) Filmi Eleştirisi: Neden İzlemelisiniz?
Henüz vizyona girmemiş olsa da, festival gösterimlerinden sızan yorumlar ve Franco’nun filmografisi bize şunları söylüyor:
Artıları:
-
Gerçekçilik: Isaac Hernández’in varlığı, dans sahnelerini bir belgesel kalitesine taşıyor. Dublör yok, kurgu hilesi yok.
-
Oyunculuk Düellosu: Chastain ve Hernández arasındaki güç savaşı, filmi tek başına izlettirir.
-
Farklı Bir Bakış: Göçmen hikayelerini hep inşaat işçileri veya garsonlar üzerinden izledik. Bu sefer “elit” bir sanat dalı üzerinden göçmenliği sorgulamak orijinal bir fikir.
Eksileri:
-
Soğukluk: Franco’nun tarzı herkese göre değil. Duygusal özdeşleşme kurmak zor olabilir. Karakterlere sarılmak değil, onlardan kaçmak isteyebilirsiniz.
-
Yavaş Tempo: Aksiyon beklemeyin. Olaylar bakışlarla ve sessizliklerle ilerliyor. Mısırınızı sessiz yemeniz gerekebilir.
Espirili Bir Yorum: Filmi izledikten sonra, çocuğunuzu bale kursuna yazdırma fikrini tekrar gözden geçirebilirsiniz. Ayrıca Jessica Chastain’in filmdeki o delici bakışları yüzünden, rüyanızda “Duruşunu düzelt!” diye bağıran bir hoca görmeniz muhtemel. Yanınıza mendil almanıza gerek yok, çünkü Franco sizi ağlatmaz, sadece boşluğa baktırır. Çıkışta bir Meksika restoranına gidip “Acı sosu bol olsun, hayat kadar acı olsun” demek isteyebilirsiniz.
Unutulmaz Olası Replikler
(Senaryonun genel tonuna uygun tahmini diyaloglar)
Fernando: “Sınırı geçtim ama sahneye çıkmak, o tel örgüleri aşmaktan daha zormuş.”
Jennifer: “Burada hayaller bedava değil tatlım. Yeteneğin giriş bileti ama kalış ücretini ruhunla ödersin.”
Fernando: “Ben senin oyuncucağın değilim, ben bir dansçıyım.” Jennifer: “Sanatçılar, zenginlerin en sevdiği oyuncaklardır Fernando. Bunu öğrenmedin mi?”
Dans Hocası: “Acı hissetmiyorsan, yeterince iyi değilsin demektir.”



